Lotus'a nedensizce aşikâr edilenler.
Sevgili Lotus, İlk defa kar yağmasını isteyemediğim bir kış yaşıyorum. Çocuk saflığının yok olup hayatın herkese sıcak bir oda sunmadığını öğrendiğinde mevsime olan özlemin, bencilce gelmeye başlıyor kulağına. Kulak demişken bu sıralar insanları hiç duymuyorum. Sebebi işitmiyor olmam değil, dinlemiyor olmam. Hiç burada değilim. Söyledikleriyle bağımı kesmişim. Öfkem kelimelerimi seçkisiz sunmama neden oluyor hatta. Baktım ki sakin ve dingin; şükran ve mütebbessüm olsan dünya ağırlık etmiyor ne gönlünde ne önünde. Ama ben o dingin ruhlardan değilim. Senin o sadeliğin, ruha dokunan mırıltın, insana daha iyi biri olma arzusu salan halin zerresinden eser yok bende. Keşke ekmek su gibi satılsa bir yerlerde. Almaya öyle talibim ki. Ardından rüyalarım bu kaçıncı deliliği devşirmek dedirtiyor bana. Atlar, deli dalgalar, geçilmesi zor köprüler. Ve şeytansı dostlar dolaşıyor rüyalarımın ortasında. Sevgili lotus, gecenin dördü, uyanıklığım hiç yorulmamaktan. Ve dinlenmenin dindi...